Kul Mehmet'in Anadolu taşlama geleneğini Amerikan Blues ile harmanlayan bu eseri, zamane insanının iki yüzlülüğünü, adalet arayışını ve yozlaşan dünyayı isyankâr bir üslupla masaya yatırıyor. Dervişane vokal, elektro bağlama ve ağlayan mızıka eşliğinde, hakikati haykıran bir nefeslik yolculuk sunuyor. Zamane Kelamları (Blues Sessions) konsept serisinin açılış eseri olarak, toplumsal sorgulamaları acoustic blues altyapısıyla birleştiriyor.
Sözleri
Gelip gördüm bu dünyayı...
(Gördüm hey, gördüm ey can!)
Düzen bozulmuş, düzen bozulmuş!
Ar u namus rafa kalkmış, pazarda satılır iman.
(Satılır iman, ey can!)
Sözün hükmü pulla tartılır, kadri kıymet yitmiş,
Sureti insan olanın... sîreti kalmamış haktan!
(Büyük laflar! Büyük laflar!)
Büyük laflar eder herkes, içi boş kovan gibi,
(Kovan gibi, boş kovan gibi!)
Gözü yükseklerde gezer, gönlü bir viran gibi.
Mala, mülke tapar olmuş, halkı söğüşler durur,
Harama el uzatanlar... gezerler dindar gibi!
(Çek çek! Dindar gibi!)
Makam, mevki bürümüş gözü,
Adalet kalmamış... kalmamış hiç!
Zalim tahta oturmuş da...
(Ah yakar! Ah ey can!)
Mazlumun ahı yakar iç!
Kul Mehmet der ki susmayın!
(Susmayın hey, haykırın!)
Hakikati haykırın!
Derimiz soyulsa bile...
Doğrudan dönmek bize suç!
(Bize suç! Bize ey can!)
(Doğrudan dönmek bize suç...)







Yorumlar
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
Bilgi: Butona tıkladığınızda xloji güvenli giriş sayfasına yonlendirileceksiniz. Giriş yaptığınızda otomatik olarak bu sayfaya geri döneceksiniz. İlk giriste hoş geldin enerjisi tanımlanır.
Yorumlar yükleniyor...