Agâhi'nin Alevi-Bektaşi geleneğinin güçlü nefeslerinden biri olan bu deyişini, Kul Mehmet 1970'lerin psikedelik ruhu ve sert rock tınılarıyla yeniden yorumluyor. Elektro bağlama, saksafon ve rock davulun birleştiğinde, sofuluğu ve riyakarlığı eleştiren bu eser, aşkın tarikatan geçip Hacı Bektaş yoluna girmenin gerekliliğini vurgulayan derin bir mesaj taşıyor. Anadolu Rock'ın karanlık atmosferiyle sunulan bu çalışma, dinleyeni kendiyle yüzleşmeye ve gerçek inanç yolunu sorgulamaya davet ediyor.
Sözleri
Sofu sen kendini arif sanırsın
Benden özge arif yok yok diyerek
Sûreti zahirde kafa sallarsın
Oturur kalkarsın hak hak diyerek
Sûreti zahirde kafa sallarsın
Oturur kalkarsın hak hak diyerek
Güş eyle pendimi ey sofu zade, ey sofu zade
Sen bu gönül ile kalırsın dağda
Senin gibi gezer leylek havada
Geçirir ömrünü lak lak diyerek
Senin gibi gezer leylek havada
Geçirir ömrünü lak lak diyerek
Onda körsün eğer bunda kör isen, hey can kör isen
Rah-ı erenlerden bihaber isen
Yarın hakkın divanına varırsan
Kovarlar dışarı çık çık diyerek
Yarın hakkın divanına varırsan
Kovarlar dışarı çık çık diyerek
Agâhi'nin bu sözünde durmazsan, hey can durmazsan
Ebedi kör kalın meydan görmezsen
Hacı Bektaş tarikine girmezsen
Sonra canın çıkar hık mık diyerek
Hacı Bektaş tarikine girmezsen
Sonra canın çıkar hık mık diyerek







Yorumlar
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
Bilgi: Butona tıkladığınızda xloji güvenli giriş sayfasına yönlendirileceksiniz. Giriş yaptıktan sonra otomatik olarak bu sayfaya geri döneceksiniz. İlk girişte hoş geldin enerjisi tanımlanır.
Yorumlar yükleniyor…