Kul Mehmet'in sahte arifler ve budala aydınlarını sert bir şekilde eleştiren taşlaması, Anadolu'nun ikna geleneği ile Amerikan Blues Shuffle'ının buluşmasından doğuyor. 100 BPM'lik canlı ritimiyle, akustik gitar ve harmonica eşliğinde sunulan bu protest şarkı, sözlerinde değer, icraatta boşluk olanları aynaya tutuyor. Kul Mehmet'in hiciv dolu kelamı, dinamik bir anlatıcılık üslubuyla dinleyeni bir ritmik eleştiri yolculuğuna çekiyor.
Sözleri
(Lafa gelince! Lafa gelince... Bak bak bak!)
Alim olmuş herkes, meclis kurarlar,
(Konuşurlar hey, boş konuşurlar!)
Bilmediği işe akıl yorarlar.
Elinde terazi, herkesi tartar,
Kendine gelince... aynayı kırarlar!
(Aynayı kırarlar, kaçarlar!)
Lafa gelince bülbül gibi öterler,
(Bülbül gibi! Bülbül gibi!)
İcraata gelince duman olup tüterler!
Öğüt verir halka, Kendi yoldan sapar,
Bunlar adamı... ayakta satarlar!
(Çek çek! Ayakta satarlar!)
Gözünde merteği görmez bu nâdan,
(Görmez ey can, görmez hiç!)
Elin gözündeki çöpü arar durur.
Kul Mehmet der ki bu sahte arifler,
Hakikat görünce... sükût eder durur!
(Suscuk olurlar! Sükût ederler!)
Kul Mehmet kelamın söyler de geçer,
Cahilin lafını... rüzgar eler geçer!
(Eler geçer! Eler geçer!)
(Lafa gelince bülbül... İşe gelince yok!)







Yorumlar
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
Bilgi: Butona tıkladığınızda xloji güvenli giriş sayfasına yonlendirileceksiniz. Giriş yaptığınızda otomatik olarak bu sayfaya geri döneceksiniz. İlk giriste hoş geldin enerjisi tanımlanır.
Yorumlar yükleniyor...