Mamut, Pleistosen döneminin en ikonik devasa hayvanlarından biri olarak tarih boyunca insan toplulukları tarafından avlanmış ve tüketilmiştir. Paleontolojik ve arkeolojik bulgular, Avrasya ve Kuzey Amerika'daki avcı-toplayıcı toplulukların mamut avladığını ve etini beslenme kaynağı olarak kullandığını göstermektedir. Sibirya permafrostunda bulunan fosil kalıntıları, bu devasa yünlü fil türlerinin nasıl alet yapan insanlar tarafından sistem dahilinde av hayvanlarına dönüştürüldüğünü ortaya koymakta, kemik ve tuskalarından da önemli araçlar ve yapılar oluşturulmuştur. Bu çok-katmanlı ilişki, insan evriminin ve tarihsel ekonomisinin kritik bir bölümünü temsil etmektedir.

Mamutlar 4 milyon yıl önce Afrika'da ortaya çıkıp, zamanla Avrasya, Kuzey Amerika ve Orta Asya'ya yayıldılar; son popülasyonlar yaklaşık 4000 yıl önce Wrangel Adası'nda yok olmuştur. Pleistosen buzul döneminin sona ermesiyle birlikte iklimsel değişiklikler ve insanların avlanma baskısı, bu türlerin yok olmasında belirleyici olmuştur. Fosil analizi, mamutların et açısından oldukça besleyici ve yüksek kalori kaynağı olduğunu ortaya koymaktadır; 5-6 tonluk bir yetişkin mamut, binlerce kaloriyi temsil eden bir besin deposu anlamına gelmektedir. Bu nedenle, mamutlar tarihsel olarak özellikle kasım-kış aylarında avlanan ve depolanabilen, stratejik bakımdan önemli avcı hayvanlarıydı.

Günümüzde mamut eti doğrudan tüketilememektedir, çünkü tür soyu tükenmiştir; ancak bilim insanları laboratuvar ortamında mamut etinin sentetik versiyonlarını oluşturmayı araştırmaktadırlar. Genetik mühendislik alanındaki ilerleme, eski DNA dizilimlerinden ve modern filler ile genetik hibridizasyonundan yola çıkarak mamut eti benzeri ürünlerin gıda endüstrisinde kullanılabileceğini öne sürmektedir. Sibirya permafrostundan çıkarılan ve yüz binlerce yıl muhafaza edilen mamut kalıntıları, bilim insanlarına genetik materyali inceleme imkanı sunmaktadır. Bu projeler başlıca soyu tükenmiş türleri "geri getirme" ve yok olmuş ekosistemeri restore etme hedefleriyle ilgilidir.

Tarihsel mamut avcılığı, insan toplumlarının ulaştıkları teknolojik ve sosyal karmaşıklığın bir göstergesidir; mamutlar gibi devasa hayvanları etkili bir şekilde avlamak, iş birliği, sofistike avlanma stratejileri, depolama ve takım koordinasyonunu gerektirmektedir. Arkeolojik deliller, Avrupa ve Asya'nın çeşitli yerlerinde mamut kemiklerinden inşa edilen barınakları göstermektedir; bu durum insanlığının mamut avına olan bağımlılığının ve bu hayvanlarla kurduğu karmaşık ilişkinin kanıtıdır. Mamutlar yalnızca tarihsel merak kaynağı değil, insan ve megafaunanın ilişkisinin, iklim değişikliğinin ve türlerin yok olmasının canlı örneğidir.