Prostat kanseri, özellikle gelişmiş ülkelerde erkekler arasında sık görülen bir malignite türüdür ve erken tanısı tedavi başarısını önemli ölçüde arttırır. Prostat kanserinin en tuzağı verici yönlerinden biri, hastalığın erken evrelerinde çoğu zaman hiçbir belirti vermemesidir. Bu nedenle birçok hastada ileri evreler de tanı konulabilir ve bu durum tedavi seçeneklerini sınırlandırabilir.
Hastalık ileri evrelere geldiğinde ise idrar sistemine yönelik semptomlar ortaya çıkmaya başlar. Ince ve zayıf işeme, sık idrara çıkma isteği ve idrarı tam boşaltamama gibi şikayetler görülebilir. Prostat kanserinin kemiklere yayıldığı metastaz durumunda ise bel ve kalça ağrıları da semptomlara eklenir. İşte tam bu noktada erken tanının ne kadar hayati bir rol oynadığı anlaşılır.
Prostat kanseri taraması, risk faktörlerine göre farklı yaşlarda başlamaktadır. Ailede birinci derece akrabasında (baba, kardeş, oğul) prostat kanseri öyküsü bulunan erkekler için 45 yaşından sonra yılda bir kez PSA (Prostate Specific Antigen) testi ve basit fiziksel muayene yapılması önerilmektedir. Ailede böyle bir geçmiş bulunmayan erkekler için ise 50 yaşından itibaren aynı tarama programı uygulanmalıdır. Düzenli taramalar, kanserin erken evrelerinde yakalanmasını sağlayarak tedavi başarısını ve prognozunu önemli ölçüde iyileştirebilir.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi teşhis, tedavi veya hekim tavsiyesi yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili kararlar için mutlaka bir hekime danışın.







Yorumlar
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
Bilgi: Butona tıkladığınızda xloji güvenli giriş sayfasına yonlendirileceksiniz. Giriş yaptığınızda otomatik olarak bu sayfaya geri döneceksiniz. İlk giriste hoş geldin enerjisi tanımlanır.
Yorumlar yükleniyor...