Duygularınızı içinize atmanın kalp sağlığınıza verdiği zararlar, sadece psikolojik açıdan değil, fizyolojik açıdan da önemli bir konudur. Yıllara dayanan bilimsel araştırmalar, özellikle Framingham kalp çalışması, öfke ve stres gibi olumsuz duyguların bastırılmasının kardiyovasküler sistem üzerindeki ciddi etkilerini göstermektedir.
Sorunlarını ve duygularını paylaşmak yerine içine atan bireyler, kalp krizi riskinde önemli ölçüde artış yaşamaktadır. Araştırmalara göre, sürekli olarak duygularını bastıran kişilerde kalp krizi riski 4 kat daha yüksek, inme (felç) riskiyse yaklaşık %60 daha fazla görülmektedir. Bu veriler, ruh sağlığı ile fiziksel sağlık arasındaki güçlü bağlantıyı açıkça ortaya koymaktadır.
Üzüntü, öfke ve endişe gibi duygular yaşanması normaldir. Ancak bu duyguları uzun süre bastırarak içinize atmak, özellikle kronik streste kalp atış hızı, kan basıncı ve adrenalin seviyeleri zamanla yükselebilmektedir. Sürekli yüksek stres hormonu seviyesi, damarlarınızda ve kalp hücreleri üzerinde yıkıcı etkiler bırakmakta ve kalp hastalıklarının gelişme riskini artırmaktadır.
Duygularınızı sağlıklı bir şekilde dışa vurmak, adeta zehirli bir yükü omuzunuzdan indirmek gibidir. Güvenilen kişilere konuşmak, danışmanlık almak, sanat uygulamak veya spor yapmak gibi yollarla duyguları ifade etmek, hem ruh sağlığınızı iyileştirir hem de kalp sağlığınız üzerinde koruyucu etki oluşturur. Kendinizi ifade etmek, sadece şu anki rahatlığınız için değil, uzun vadeli sağlığınız için de çok önemlidir.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi teşhis, tedavi veya hekim tavsiyesi yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili kararlar için mutlaka bir hekime danışın.







Yorumlar
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
Bilgi: Butona tıkladığınızda xloji güvenli giriş sayfasına yonlendirileceksiniz. Giriş yaptığınızda otomatik olarak bu sayfaya geri döneceksiniz. İlk giriste hoş geldin enerjisi tanımlanır.
Yorumlar yükleniyor...