D vitamini, vücudunuzun en karmaşık sistemlerinden biri olan bağışıklık sisteminin düzenlenmesinde temel bir rol oynayan bir steroid hormonudur. Bağışıklık sisteminiz, virüsler, mantarlar, bakteriler, anormal hücreler gibi tehditlerle mücadele ederken, aynı zamanda sağlıklı hücreler ile sağlıksız hücreler arasında doğru ayrımı yapabilmelidir. Vücudunuzda yaklaşık 37 trilyon insan hücresi ve 38 trilyon dost bakteri hücresi yaşamaktadır; bu işin her bir bağışıklık hücresinin görevini yerine getirmesi için D vitamininin uygun seviyelerine ihtiyaç vardır.
D vitamininin temel işlevi, bağışıklık sistemini güçlendirmek değil, aksine onu düzenlemek ve dengelemektir. Eğer bağışıklık sistemi çok agresif olursa, vücudunuz kendi hücrelerine saldırıp otoimmün hastalıklar geliştirebilir. Hashimoto tiroiditi, romatoid artrit gibi 60'tan fazla farklı otoimmün hastalık bulunmaktadır ve son 30 yılda bu hastalıklar iki katına çıkmıştır. Kadınlarda erkeklere kıyasla otoimmün hastalıklar yüzde 80 daha sık görülmektedir. D vitamini, bağışıklık sisteminin bir "barış koruyucusu" olarak hareket ederek, yanlış tepkileri engellemesine yardımcı olur.
Bağışıklık sisteminizin en az yüzde 70'i bağırsaklarınızda bulunmakta ve birçok otoimmün hastalık bağırsak sağlığının bozulmasıyla başlamaktadır. D vitamini reseptörleri bağırsaklardaki bağışıklık hücrelerine yoğun şekilde dağılmıştır ve bu nedenle yeterli D vitamini seviyeleri bağışıklık toleransı için kritik önem taşır.
Ancak sadece D vitamini yeterli değildir; stres faktörü de önemli bir rol oynar. Kronik stres kortizol hormonunu artırır ve kortizol bağışıklık sistemini büyük ölçüde baskılar. D vitamini eksikliği ve stres yaşandığında otoimmün hastalık gelişme riski önemli ölçüde artar. Doğal öldürücü hücreler (NK hücreler), kanser hücrelerini ve virüsleri hedefleyen özel bağışıklık hücreleridir. Araştırmalar, stres altında ve düşük D vitamini seviyelerinde bu NK hücrelerinin çalışamaz hale gelebildiğini göstermektedir.
D vitamini seviyelerini miligram başına nanogram cinsinden ölçüldüğünde, 20 ng/ml çok düşük kabul edilmekte, 20-29 ng/ml aralığında orta derecede baskılama vardır. Doğal öldürücü hücrelerinin optimal işlevi için gereken seviye 65 ng/ml civarındadır. Dikkat edilmesi gereken bir diğer faktör, nüfusun yaklaşık yüzde 25'inin D vitamini reseptör direncine sahip olması, bu da bazı insanların diğerlerinden daha fazla D vitaminine ihtiyaç duyabileceğini açıklamaktadır. Sağlık durumunuz hakkında kaygılar taşıyorsanız, tedavi ve takviye kararlarını almadan önce lütfen bir sağlık uzmanına danışınız.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi teşhis, tedavi veya hekim tavsiyesi yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili kararlar için mutlaka bir hekime danışın.







Yorumlar
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
Bilgi: Butona tıkladığınızda xloji güvenli giriş sayfasına yonlendirileceksiniz. Giriş yaptığınızda otomatik olarak bu sayfaya geri döneceksiniz. İlk giriste hoş geldin enerjisi tanımlanır.
Yorumlar yükleniyor...