Periton kanseri, karın boşluğunu ve iç organların büyük bölümünü döşeyen ince bir zar olan peritondan kaynaklanan nadir ancak ciddi bir kanser türüdür. Bu malignansi, doğrudan periton dokusundan gelişebileceği gibi diğer organlardaki kanserin karın zarına yayılması sonucunda da ortaya çıkabilir. Hastalık, karın ağrısı, şişkinlik ve sıvı birikmesi, hazımsızlık, bulantı-kusma, bağırsak alışkanlıklarında değişiklik, yorgunluk ve açıklanamayan kilo kaybı gibi çeşitli belirtilerle kendini gösterebilir.

Periton kanserinin risk faktörleri arasında kadın cinsiyet, 50 yaş üzerinde olmak, kişisel veya ailede yumurtalık kanseri öyküsü, genetik yatkınlık, tekrarlayan karın zarı iltihabı, geçmiş abdominal kanser ve zayıf bağışıklık sistemi sayılabilir. Teşhis, fizik muayene, ultrason, MR, tomografi veya PET-CT gibi görüntüleme yöntemleri ve biyopsi ile yapılır. Hastalık evreleri birinci evreden dördüncü evre kadar sınıflandırılır ve evresi arttıkça yayılım da artmaktadır.

Tedavi planı, hastalığın kaynağına, yaygınlığına, tümörün biyolojik özelliklerine ve hastanın genel sağlık durumuna göre kişiye özel olarak belirlenir. Cerrahi müdahale, kemoterapı, akıllı ilaçlar, immünoterapi, hedefe yönelik tedaviler ve sıcak kemoterapi uygulanabilecek tedavi seçenekleri arasında yer almaktadır. Erken teşhis ve multidisipliner yaklaşım, kanser yönetiminde büyük önem taşımaktadır. Uzun süreli veya açıklanamayan abdominal şikâyetler meydana geldiğinde mutlaka sağlık profesyonelinden değerlendirme alınması önerilir.

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi teşhis, tedavi veya hekim tavsiyesi yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili kararlar için mutlaka bir hekime danışın.