Interstellar filminin ikonik görüntülerinden biri, Miller adlı su gezegenidir; yüzeyinde yalnızca sonsuz okyanus uzanır ve hiçbir kara parçası bulunmaz. Bu senaryo uzun yıllar sadece bilim kurgu olarak düşünülse de, astronomerler son iki dekadda gerçekten bu şekilde su gezegenleri (water worlds) keşfetmiştir. Günümüzde Kepler uzay teleskopu ve diğer gözlem araçları yardımıyla yüzlerce exoplanet tespit edilmiş; bunlardan bazıları, Dünya'nın aksine, yüzeylerinin büyük bölümü veya tamamı sudur. Videoda anlatılan su gezegenleri ve onların karanlık okyanuslarının gerçekliği, bazen dramatize edilse de, hakikaten hayrete değer bilimsel olgulardır.

Su gezegenleri, yüzeylerinin önemli bir kısmı su veya buz ile kaplı olan exoplanetlerdir ve bunlar evrenin en ilgi çekici oluşumlarından sayılmaktadır. Kepler-186f, Kepler-62e ve TOI-1452b gibi adaylar, bu tür gezegenler için en olası örneklerdir. Bu gezegenler Dünya kadar mesafede, yıldızlarının yaşanabilir bölgesinde konumlanmış olabilir; ancak temel farklılık, su içeriğinin niceliği ve dağılış şeklidir. Su gezegenleri hakkında yapılan matematiksel modellere göre, bu gezegenler çok kalın su katmanlarına—çoğu zaman 100-1000 kilometre derinliğine—sahip olabilir; böyle derinliklerde basınç ve sıcaklık kombinasyonları, su moleküllerini egzotik buz hallerine (örneğin buz-VII, buz-VIII) dönüştürerek normal buzdan tamamen farklı kristal yapılar oluştururlar.

Okyanusun derinliğine inildikçe basınç katlanarak artar ve sıcaklık gezegenin iç ısısı tarafından belirlenir; bazı teorik modellerde derinlerde sıcaklık 200-300 Kelvin'e kadar ulaşabilir. Yüzeyine yakın soğuk bölgelerde normal buz bulunurken, derinlerde bu egzotik buz katmanları ve hatta sıvı su aşırı yüksek basınçta donmuş vaziyette yer alabilir. Videoda "fizik kuralları kırılır" ifadesi abartılı olsa da, bu şartlarda maddenin davranışı kesinlikle alışagelmişten çok farklıdır—fiziğin temel yasaları hala işler, ancak maddenin yoğunluğu ve faz geçişleri olağanüstü şekiller alır. Su gezegenleri, eğer yeterince kalın atmosfere ve üretken bir iç ısı kaynağına (örneğin radyoaktif çekirdek bozunması) sahipseler, yüzeyinde sıvı su gölleri veya geniş denizleri barındırabilir—potansiyel olarak aşırı ortamlarda yaşayan mikrobik yaşamın da kaynağı olabilirler.

Bu konular, hem astrobiyoloji araştırmacılarını hem de uzay meraklılarını heyecanlandırmaktadır çünkü yaşam, bizim hayal ettiğimizden çok farklı şekillerde ve ortamlarda ortaya çıkabilir. Videoda anlatılan su gezegenlerinin "işığın hiçbir zaman ulaşmadığı" karakteri doğru; bu tür dipsiz okyanuslar gerçekten zifiri karanlıkta olabilir ve potansiyel olarak ekstrem koşullarda yaşama uyum sağlamış hayat formlarını barındırabilir. Ancak basınç altında "fizik kurallarının kırıldığı" iddiası yerine, fiziğin hala kesin şekilde çalıştığını ancak ekstrem parametreler altında maddenin alışılmadık, egzotik şekillerde davrandığını söylemek bilimsel açıdan daha doğrudur. Sonuç olarak, Interstellar filmi bu konuda hayal gücü ve dramatik ifade kullanmış olsa da, gerçek su gezegenleri evrende mevcuttur ve onları anlamak, uzayda yaşam olasılığı, gezegensel çeşitlilik ve yaşamın sınırları hakkında derinlemesine bir pencere açmaktadır.