Bir asteroidin gezegen yok edici sayılabilmesi, çeşitli bilimsel kriterler tarafından belirlenmiştir. Başlıca faktör, asteroidin boyutu ve çarpışma sırasında açığa çıkacak enerjisidir. Bilim insanları, bir asteroidin küresel ölçekte yıkım yaratabilmesi için minimum çapının yaklaşık 10 kilometre olması gerektiğini hesaplamışlardır; bu boyuttaki bir nesne, çarpışma anında Richter ölçeğinde 11 veya daha büyük bir deprem oluşturabilir ve milyonlarca megatonluk patlayıcı gücü açığa çıkarabilir. Geçmiş veriler ve bilimsel araştırmalar, 65 milyon yıl önce dinozorları yok eden Chicxulub asteroidinin yaklaşık 10-15 kilometre çapında olduğunu göstermektedir.

Gezegen yok edici asteroidlerin tanımlanmasında çarpışma hızı da kritik bir rol oynar. Asteroidler Güneş etrafında yörüngelerinde hareket ederken, Dünya ile çarpışma anındaki hızı saatte 20 kilometre ile 72 kilometre arasında değişebilir. Hız ne kadar yüksekse, açığa çıkan kinetik enerji o kadar büyük olur ve yıkım potansiyeli artar. Bilim insanları, çarpışma açısı, asteroidin yoğunluğu ve bileşimi gibi diğer faktörleri de dikkate alarak, olayın hangi ölçüde küresel sonuçlar yaratacağını modellemektedirler. Modern gözlem sistemleri ve bilgisayar simülasyonları, bu değişkenlerin kombinasyonuna göre yıkım senaryolarını oldukça doğru şekilde tahmin edebilmektedir.

Dünya'ya çarpan büyük asteroidlerin etkileri, sadece çarpışma noktasındaki fiziksel hasarla sınırlı değildir. Süspanse hale gelen toz ve küllerin atmosfere yayılması, güneş ışığını bloke ederek küresel sıcaklık düşüşü yaratan "çarpışma kışı" fenomenine neden olur; bu durum bitki yaşamını ve besin zincirini derinden etkileyen bir senaryodur. Ayrıca, asteroidin çarpışması sırada meydana gelen kimyasal reaksiyonlar, oksit partikülleri ve asit yağmurlarını tetikleyebilir. Bilim insanları, 10 kilometrelik bir asteroidin çarpışmasının insanlık için var olma krizi oluşturacağını ve küresel nüfusun önemli bir bölümünün hayatta kalamayacağını hesaplamışlardır.

Büyüklüğü, hızı ve çarpışma konumu bilindiğinde, bir asteroidin gezegen yok edici olup olmadığı nispeten belirlenebilir. NASA ve Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından izlenen Yakın Dünya Nesneleri (NEO) kataloğu, potansiyel tehditleri veri tabanında saklayarak sürekli risk değerlendirmesi yapmaktadır. Torino Skalası ve Palermo Skalası gibi ölçümleme sistemleri, bir asteroidin çarpışma olasılığını ve etki parametrelerini değerlendirerek tehdit düzeyini sıfırdan on arasında puanlandırmaktadır. Güncel gözlemler göstermektedir ki, Dünya'ya yakın gelecekte gezegen yok edici bir asteroidin çarpışması ihtimali matematiksel olarak çok düşüktür; ancak kosmik tehditler, milyonlar ile ölçülen zaman ölçeğinde her zaman mümkündür.