Gabon'un Oklo bölgesinde yaklaşık 2 milyar yıl önce, hiçbir insan müdahalesi olmadan doğal nükleer zincirleme reaksiyonları başladı ve bu gerçeklik 1970'lerde bilim insanları tarafından keşfedildi. Oklo doğal nükleer reaktörleri, Dünya'nın jeolojik tarihinin en ilginç kanıtlarından biridir; yer altındaki uranyum yataklarında spesifik koşullar sağlandığında, suyun moderatör görevini yapması ve nükleer reaksiyonları kontrol etmesiyle kendi kendine çalışan bir sistem oluştu. Bu olayın gerçekleşmesi için birkaç kritik faktör gerekti: o zamanlar doğal uranyumun %3'ü U-235 izotopu içeriyordu (bugün yaklaşık %0.7), yeterli su akışı bulunuyordu ve jeolojik yapı reaksiyonları yeterince izole etmişti. Reaksiyonlar sırasında ortamın sıcaklığı arttıkça su buharlaştı, moderasyon azaldı ve reaksiyon durdu; su tekrar toplandığında reaksiyon yeniden başladı—doğal bir kendini ayarlayan sistem. Bilim insanları bunu keşfettiklerinde, Oklo yakınındaki cevherden alınan örneklerdeki U-235 oranının beklenenden düşük olduğunu gözlemlediler ve nükleer reaksiyonların gerçekleştiğini belirlediler. Bu bulgu, nükleer enerji tarihinde çığır açan bir keşif olup, doğanın karmaşık fiziksel sistemleri kendiliğinden nasıl organize edebileceğini göstermesi açısından önemlidir. Oklo reaktörleri aynı zamanda nükleer güvenlik ve endüstriyel reaktörlerin tasarımı hakkında da dersler sunmuş, enerji üretiminin doğal süreçlerle nasıl mümkün olabileceğini kanıtlamıştır.