Zülfiye Veliyeva'nın araştırması, Safevi Devleti'nin Türk kökenli yapısını ve "Kızılbaşça" adı verilen Türkçenin devlet hayatındaki yerini tarihsel kaynaklarla ortaya koymaktadır. Metin, klasik tarihçiliğin dar etnik yaklaşımının ötesinde, Safevileri Doğu-Batı güçler dengesinde yükselen, dini ve siyasi meşruiyeti kutsallaştırmaya çalışan bir medeniyet olarak değerlendirir. Kızılbaş kimliğinin özellikle Aleviler için sadece etnik değil, siyasi ve kültürel bir tanım olduğu vurgulanırken, Safevi tarihinin İran ve Türk-Müslüman medeniyetlerinin sentezi olduğu açıklanmaktadır.