Hüdai'nin seslendir­diği bu kadim deyiş, aşk ve nefis terbiyesi üzerine kur­gulanmış sözleriyle Alevi-Bektaşi öğretisinin merkezi temalarını içerir. Nefesgah kanalında sunulan bu yorumla, deyişin hüzünlü ve yüreğe dokunan melodisi dinleyicilere gönülde aşkın gerçek anlamını sorgulatır. Gönül eğitmesi ve maneviyat yolundaki imtihan­ları konu alan bu nefes, Alevi kültürünün halk arasında yaşayan anıt eserlerinden biridir.

Sözleri

Gönül çalamazsan aşkın sazını
Ne perdeye dokun ne teli incit
Eğer çekemezsen gülün nazını
Ne dikene dokun ne gülü incit

Bülbülü dinle ki gelesin coşa
Karganın namesi gider mi hoşa
Meyvesiz ağacı sallama boşa
Ne yaprağını dök ne dalı incit

Bekle dost kapısın sadık dost isen
Gönüller tamir et ehli dil isen
Sevda Sahrasında Mecnun değilsen
Ne Leyla'yı çağır ne çölü incit

Rızaya razı ol hakka kailsen
Ara bul mürşidi müşkülde isen
Hakikat şehrine yolcu değilsen
Ne yolcuyu eğle ne yolu incit

Gel haktan ayrılma hakkı seversen
Nefsini ıslah et er oğlu ersen
Hüdai incinir inciden versen
Ne kimseden incin ne eli incit