Sevda Vadisi, Alevi-Bektaşi geleneğinin duygu yoğunluğunu barındıran klasik bir deyişidir. Bağlamanın içli sesiyle icra edilen bu eser, aşk, ızdırap ve Allah'a olan bağlılık temaları etrafında döner ve dinleyiciyi ruhani bir yolculuğa çıkarır. Merhamet ve tefekküre davetiyle Alevi kültürünün derinliğini hissettiren bu deyişi, aziz Ali'ye olan ilticalar ve sevdanın acılarını kaydeden söz erbabının en güzel örneklerinden biri olarak dinleyenlere yaşatılır.

Sözleri

Sevda vadisine düştüm gamlıyam şahım Ali
Kimsesiz kaldım karanlık günde gümrahım Ali

Doğmuyor mihri ümidim çıkmıyor mahım Ali
Doğmuyor mihri ümidim çıkmıyor mahım Ali
Gelmiyor mu kulağına ah-u eyvahım Ali
Gelmiyor mu kulağına ah-u eyvahım Ali

Merhamet et halime her şeye agahım Ali
Var mı senden başka söyle ilticagahım Ali
Var mı senden gayrı söyle ilticagahım Ali

Çıkmıyor bir an içerden derd-i sevda hançeri
Hakkın aşkına esir olduğum günlerden beri

Zikreylerim ismini ben kal-ü beladan beri
Zikreylerim ismini ben kal-ü beladan beri
O kadar yandım yakıldım ki unuttum her yeri
O kadar yandım yakıldım ki unuttum her yeri

Merhamet et halime her şeye agahım Ali
Var mı senden başka söyle ilticagahım Ali
Var mı senden başka söyle ilticagahım Ali