Sait Çetinoğlu'nun bu analitik metni, erken Cumhuriyet döneminde Kemalist yönetimin milliyetçilik ve ulus-devlet inşası amacıyla kullandığı ideolojik araçları ve resmî tarihin nasıl kurgulandığını incelemektedir. 19 Mayıs'ın bir bayram olarak kutsallaştırılmasının aslında 1930'larda iktidarın meşruiyetini pekiştirmek ve tek adam kültünü yerelleştirmek amacıyla sonradan oluşturulmuş bir süreç olduğunu ileri sürmektedir. Takrir-i Sükûn Kanunu'yla sağlanan baskıcı atmosferde, farklı dini ve etnik kimliklerin dışlanması yoluyla bir totaliter kimlik inşasının amaçlandığını vurgulamaktadır.