Turgut ve Dilek Karasu çiftinin hikayesi, 30 yıl İstanbul'da yaşadıktan sonra kızlarının tip-1 diyabet teşhisinden sonra köyde çiftçiliğe başlayıp başarılı bir çiftlik kurmalarını anlatır. İstanbul'da bankacılık yapan aile, daha sağlıklı ve doğal bir yaşam için Kastamonu'nun İhsangazi ilçesine yerleşerek hiç çiftçilik tecrübesi olmasa da komşularının desteğiyle başlamış, tüm işletme ve ziraat işlerini kendiyle birlikte çocuklarına öğretmiş durumdadırlar.

Aile, çiftliğinde büyükbaş hayvan (inek) ve tavuk yetiştirerek süt, yoğurt, peynir, tereyağı ve yumurta üretimine başlamıştır. Aynı zamanda bahçelerde doğal ve organik sebze-meyve yetiştirmektedirler. Tüm üretim kendi elleriyle yapılmakta, hiçbir kimyasal katki kullanılmamaktadır. Bir yıllık deneyimleri sonrasında çiftlik işletmelerini daha da genişletme ve hayvan sayılarını artırma hedeflerine sahiptirler.

Bu hikaye, şehirden köye taşınan, tarımsal işletmeleme konusunda meraklı ve çocuklarının sağlığı için yaşam tarzını değiştiren aileler için ilham kaynağı olabilir. Küçük ölçekli çiftçiliğin, hayvan bakımının, doğal ürün üretiminin temellerine merak duyan ve organik yaşam tercih edenlere pratik bir yol haritası sunar.