İlişkilerde sık duyulan "ben böyleyim" söylemi, sadece bir kişilik özelliği değil, aslında karmaşık bir psikolojik savunma mekanizmasıdır. Bu ifade, karşı tarafı kontrol etmek, hakimiyet kurmak ve köleleştirmek amacıyla kullanılabilir; yani ilişkide gücü elinde tutmak için bir tuzak olarak işlev görebilir.

Bu söylemin diğer boyutu ise değişme gerekliliğidir. İnsan değişmek için emek, yatırım ve çaba harcamalıdır. Oysa olduğu gibi kalmak, konfor alanında yaşamak hiçbir çaba gerektirmez. Ancak ilişkide, evlilikte ve ailede ilerlemek, büyümek istiyorsanız değişme riskini göze almak zorunludur. Üç sene, beş sene sonra nerede olmak istediğinizi düşünüyorsanız, eşinizle aile yönetimi konusunda ortak hedefler belirliyorsanız bu riski kabullenmeniz gerekir.

İnsanlar çocuklukta öğrendikleri hayat senaryolarını, anne-babalarından gördükleri yaşam biçimlerini bir kalıp gibi taşırlar. Yeni insanlarla ilişkiye girdiklerinde, evlenip aile kurunca bu senaryoları aynen uygulamaya çalışırlar. Oysa partneri yeni bir aktör olarak ortaya çıktığında, o hayat senaryosu yeniden yazılmalıdır. Buna düşünce katılığı denilir. Değişim ancak bu katılığın kırılmasıyla mümkün olur ve bu, sağlıklı ilişkiler ve psikolojik gelişim için vazgeçilmezdir.

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi teşhis, tedavi veya hekim tavsiyesi yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili kararlar için mutlaka bir hekime danışın.