Voyager 1, 1977'de fırlatılan ve şu anda 24 milyar kilometre uzaklıkta insanlığın en uzak yapay nesnesidir. Videoda sorulan soru ilginçtir: 36 yıl öncesinde kapatılan bu aracın kameraları bugün açılabilir mi, ve ne görebilirdik? Voyager 1'in Imaging Science Subsystem (ISS) kamerası, Jüpiter ve Satürn'ün ünlü fotoğraflarını çekmek üzere tasarlanmıştı; bu keşif sonrası enerji tasarrufu adına kapandı.

Voyager 1'in kameraları 1990'da kapatıldı; ana neden güç yönetimi. Aracın Radioisotope Thermoelectric Generators (RTG) sağlayan enerji azalmaktadır—plutoniyumun radyoaktif ısısı elektriğe dönüştürülür, zamanla düşer. Günümüzde toplam güç bütçesi sadece ~5 watt; kamera, işleme ve veri gönderme (saniyede 160 bit) muazzam bir yük oluşturur. Bugünün bilgisayarları oldukça basit olsa da, görüntü ve yayın altyapısı enerji harcar.

Görüntü ne gösterir sorusu kritiktir. İnterstellar uzay çoğunlukla boş ve karanlık görünür. Voyager 1, Güneş rüzgarının etkisinden çıkıp "hydrogen wall" adlı bölgeye girmiştir—nötr atomlar, plazmalar ve kozmik ışınlarla dolu bir alan. Güneş çok uzak kaldığından, ışık gelmeme, arka plan kara kalır. Yıldızlar göründüğünde bile, parallax nedeniyle Dünya'dan görüldüğü gibi değil—yıldız haritası ters çevrilmiş görünecektir. Kamera 1970'lerin teknolojisine dayanır; renk, ışık duyarlılığı ve çözünürlük bugünkü standardın altındadır.

Bu sorunun asıl değeri, insanın uzay araştırmasında ne kadar ileriye gidebildiğini göstermesidir. Voyager 1, daha da uzaklaşarak, yaklaşık 2030 yılına kadar operasyonel kalması beklenir. Fotoğraf çekmek mümkün olmayabilir, ama sensör okumalar (manyetik alan, plazmalar) devam eder. Kamerayı açmak enerji ve veri gecikmesi sorunları taşır; ışık hızında iletişim 22 saatlik gecikme demektir. Yine de Voyager 1, insanlığın uzay merak ve dayanıklılığının sembolüdür; her veri, her keşif bir zafer adımıdır.