Video başlığında veba konusu ele alınırken, laboratuvardan sızıntı iddiaları bilimsel açıdan yanlış ve mümkün olmayan iddialardan başka bir şey değildir. Kara Ölüm (1347-1353), Yersinia pestis adlı bir çubuk-şekilli bakterinin neden olduğu, 14. yüzyılda Avrupa'yı kasıp kavuran büyük bir pandemidir. Modern epidemiyoloji ve mikrobiyoloji araştırmaları, bu salgının kaynağının Orta Asya'daki doğal hayvan popülasyonları (özellikle rodentler) ve bunları taşıyan pireler olduğunu kesin olarak ortaya koymuştur. Sözü edilen laboratuvar sızıntı teorisi, 14. yüzyılda mikroskop, bakteri kültürü teknikleri ve üretime yetecek laboratuvar altyapısının hiç bulunmamış olması nedeniyle tarihsel ve teknolojik açıdan tamamen mümkün olmayan bir spekülasyondur.
Yersinia pestis bakterisi doğada Orta Asya'daki fareler, sincaplar ve diğer rodentler arasında endemik olarak yaşar ve prieler tarafından taşınır. Pire, enfekteli hayvanları ısırır ve bakteriyi bir sonraki hayvan veya insana aktarır. Veba hastalığı bubonic (bezler şişer), septikaemik (kan dolaşımı) ve pnömonik (akciğer) olmak üzere üç biçimde ortaya çıkar. Kara Ölüm'ün Avrupa'ya yayılması deniz ticareti yolları ve ticaret kafileleriyle gerçekleşmiş, sadece insan taşımacılığı değil, enfekteli hayvanlar ve pireler de gemilerde Asya'dan Avrupa'ya taşınmıştır. Tarihsel kayıtlar, hastalığın İstanbul, Kırım ve İtalya aracılığıyla yayıldığını, arkeolojik bulgular da mezarlaştırma alanlarında Yersinia pestis DNA'sı tespit ederek bu süreci kanıtlamıştır.
14. yüzyıl Avrupa'sında laboratuvarlar, antibiyotikler, hatta bakteri konsepti dahi bilinmezdi. Mikrobiyoloji bilimi 19. yüzyılda Pasteur ve Koch'un çalışmalarıyla ortaya çıkmış, Yersinia pestis'in izolasyonu ve tanımlanması 1894 yılında Aleksandr Yersin tarafından yapılmıştır. Dolayısıyla 600 yıl öncesine laboratuvar sızıntısı ve biyolojik silah üretimi teorileri kaykılması, tarih ve bilim açısından anachronistic (zamana uygunsuz) ve tamamen alansız bir iddiadadır. Tarih, mikrobiyoloji ve epidemiyoloji bilim topluluğunun fikir birliği, Kara Ölüm'ün doğal, epidemiyolojik bir salgın olduğunun üzerindedir. Bu teori, bilim deniyalizmi ve komplo düşüncesinin klasik örneklerinden biridir ve kamu sağlığı okuryazarlığını düşüren yanlış bilgiyi yaymaktadır.
Böyle teorilerin yaygınlaşmasının altında yatanlar, insanların büyük felâketlerin "tesadüfi" ve "doğal" kaynakları kabul etmekte zorlanması, kontrol hissetme arzusu ve dijital çağda bilimsel okuryazarlık eksikliğidir. Sağlık konularında komplo teorileri, sosyal medyada bilimsel içerikten çok daha hızlı yayılabilir ve halka zarar verebilir. Bununla birlikte, bilim iletişimcileri ve eğitimciler, bu tür iddialarla karşılaşan gençleri ve genel kamuyu, kanıt-dayalı düşünme ve bilimsel yönteme teşvik etmelidir.
Modern zamanda veba, Kenya, Uganda ve Madagaskar gibi bölgelerde hâlâ ortaya çıkmakta ve antibiyotiklerle tedavi edilmektedir. Bu modern vakaları incelediğimizde, hastalığın yayılım modeli doğrudan hayvan kütlelerindeki rodent popülasyonu dalgalanmaları ile iklim değişimleriyle (kuraklık, yağış azlığı) ilintilidir. Genetik araştırmalar, Yersinia pestis'in binlerce yıldır doğada yaşayan bir organizma olduğunu göstermektedir. Sağlık tarihçiliği ve epidemiyoloji, pandemi gibi konuları anlamak için en güvenilir yoldur; spekülasyon ve komplo teorileri değil, kanıt-dayalı bilim bu soruların cevaplarını verir.







Yorumlar
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
Bilgi: Butona tıkladığınızda xloji güvenli giriş sayfasına yonlendirileceksiniz. Giriş yaptığınızda otomatik olarak bu sayfaya geri döneceksiniz. İlk giriste hoş geldin enerjisi tanımlanır.
Yorumlar yükleniyor...