Mantarlar, uzun süre bitkiler ve hayvanlar arasında "üçüncü krallık" olarak göz ardı edilmiş olmasına rağmen, aslında dünya ekosisteminin mimarı ve işletmecisiydir. Video, bu gizemli organizmaların sadece toprakta yetişen organizmalar değil, aksine tüm hayatın temelinde işleyen, görünmez ağlar aracılığıyla gezegeni birbirine bağlayan varlıklar olduğunu açıklamaktadır. Mantarlar biyosferin kritik döngüsünde, enerji akışında ve kimyasal iletişimde oynadıkları rol sayesinde doğanın "altyapısı" olarak işlev görmektedir. Bu içerik, ekoloji farkındalığını artırmak ve mantarların ihmal edilen ama hayati önemini vurgulamak amacıyla hazırlanmıştır.

Mantarlar, ototroph bitkiler ve heterotrop hayvanlar arasında ekolojik boşluğu dolduran saprotrof ve simbiyotik organizmalar olarak çalışır. Özellikle mikoriza ağları adı verilen belirgin örneklerde, mantar hiflerine (ipliğimsi yapılarına) bulaşan bitkilerin kökleri, mantarlar tarafından sağlanan azot, fosfor ve diğer minerallere karşılık olarak fotosentez ürünlerini (şeker) mantara aktarır. Bu "karşılıklı anlaşmanın" biyolojik mimarisi, karbonun ve mineral besinlerin döngüsünü dünya üzerinde büyük ölçüde kontrol eder; mantarlar olmadan bitkilerin çoğu bu mineralleri etkili biçimde ememezdi, bu da tüm hayvan yaşamını tehdit ederdi. Mikoriza ilişkisinin evrimsel tarihi, en erken kara bitkelerinden itibaren (yaklaşık 500 milyon yıl öncesinden) süregelmiş ve mantarlar haline gelmektedir.

Mantarları "ekosistem mühendisi" olarak anlamak, sadece beslenme değil, bilgi ve iletişim iletimini de kapsar. Toprak altında yaygın bir mantar ağı olan "Wood Wide Web" (Ağacın Geniş Ağı) metaforu ile, mantarlar aracılığıyla bitki popülasyonlarının kimyasal mesajlar ve besinler ile haberleştiği gözlemlenmiştir; saldırı altında olan bir ağaç, mantar hiflerine aracılık ile diğer ağaçlara uyarı "sinyali" gönderebilir. Bolsa mantarlar (Armillaria ostoyae gibi) dünyanın en büyük organizmaları olabilir (Oregon'daki bir birey hektardan fazla alanı kaplamaktadır); buna karşın, protein kütlesinin biraz yapısı, selüloz, lignin gibi zor sindirilen birleşikleri (necropolis müdürü gibi) parçalayan özel enzimleri üretir. Bu enzimler sadece beslenme sağlamakla kalmaz; ölü organik maddeyi dönüştürerek karbon döngüsünün kritik bir basamağını oluştururlar.

Mantarların ekosistemde oynadığı rol kadar, insan yaşamına da katkıları bariz hale gelmektedir. Antibiyotikler (penisilin), biyoremediasyon (toksinli alanları temizleme), biyoyakıt ve alternatif proteinler (vejetaryen gıda) üretiminde mantarlar giderek daha önemli hale gelmektedir. Video izleyicileri, görünen dünyanın altında, ölü ve yaşayan tüm maddeyi metabolize eden bir "ağ" olduğu gerçeğini keşfederler. Videonun vurguladığı mantarların "görünmez altyapı" rolü, ekoloji okuryazarlığı için kritiktir ve iklim değişikliği ile biyoçeşitlililik kaybı döneminde, toprak sağlığı ve mantar koruma konularına daha fazla dikkat çekilmesini gerekli kılmaktadır.