Para gerçekten insanı değiştirir mi? Bu soru, sadece felsefe değil, modern psikoloji, nörobiyoloji ve davranış biliminin de temel araştırma konularından biridir. Berkeley Üniversitesi araştırmacıları tarafından yapılan Monopoly deneyi, yüksek sosyal konumda olan oyuncuların daha az empatik davrandığını ve iyi niyet kurallarını görmezden geldiğini ortaya koymaktadır. Benzer şekilde, para ve güvenlik hissi beynin empati merkezlerinin aktivitesini azaltmaktadır. Ancak bu bulgular, paranın özünde kötü olduğunu değil, kaynakların bolluğunun evrimsel olarak gelişen sosyal bağlılığımızı değiştirdiğini göstermektedir.

Nörolojik araştırmalar, yüksek gelir grubundaki bireylerin başkalarının sıkıntısına karşı daha düşük amigdala aktivitesi gösterdiklerini belirtmektedir. Bu durum, esnaf ve orta sınıf insanlarla karşılaştırıldığında anlamlı bir farktır. Kabile psikolojisi perspektifinden bakıldığında, insanlar binlerce yıl boyunca kıt kaynaklar ortamında evrim geçirdikleri için karşılıklı empati ve işbirliğine bağımlı hale gelmiştir. Paranın sağladığı güvenlik ve bağımsızlık, bu evrimsel mekanizmayı devre dışı bırakabilir; bu da açlığa karşı direnç göstermemiş bir beynin açlık hissine karşı tepki vermemesi gibidir.

Piyango kazananları üzerine sosyolojik çalışmalar, hızla gelen zenginliğin tehlikeli tüketim davranışlarına yol açtığını göstermektedir. İstatistikler, loto kazananların %70'inin birkaç yıl içinde iflas ettiğini belirtmektedir. Bu, yalnızca finansal okuryazarlık eksikliği değil; paranın sağladığı statü ve gösterişçi tüketim isteği tarafından yönlendirilen psikolojik bir durumdur. Carl Jung'un Gölge ve Persona kavramları burada merkezi konumdadır: para, kişinin bastırılmış arzularını (Gölge) ve sosyal imaj inşasını (Persona) körükleyen güçlü bir araç haline gelmektedir.

Bireysel istisnaların (Warren Buffett, Bill Gates, Melinda French Gates) varlığı ise önemli bir karşı-delildir. Bu bireyler, maddi bol-luğa rağmen orijinal değer sistemlerini korumakta ve filantropik amaçlara yönelmektedirler. Bu, karakterin temelinin genetik yapı ve erken yaşam tecrübelerine bağlı olduğunu, paranın ise bunları büyüten bir mercek işlevi gördüğünü düşündürmektedir. Sonuç olarak, "para seni bozar mı" sorusu yanıltıcıdır; doğru soru, paranın senin içindeki hangi özellikleri büyütüp hangilerini körelttiğidir.