NASA tarafından onaylanan Dragonfly misyonu, insanlığın başka bir dünyada rotorcraft (helikopter tipi bir drone) işletmesinin ilk örneği olacak. Satürn'ün en büyük uydusu Titan, kalın bir atmosfere ve yüzeyinde sıvı metan-etan gölleri ve nehirlerine sahip olan güneş sisteminin en ilginç objelerinden biridir. Sekiz pervaneli bu drone, Johns Hopkins Applied Physics Laboratory tarafından tasarlanmış ve 2030'ların başında Titan'a gönderilmesi planlanan bir keşif aracıdır. Videonun dramatik tonu gözardı edilerek, Dragonfly'ın temel bilimsel amacı Titan'ın karmaşık organik kimyasını anlamak, prebiotic (hayatı barındırabilecek) molekülleri keşfetmek ve olası mikrobiyolojik ortamları araştırmaktır.

Titan, Dünya'dan milyarlarca kilometre uzakta bulunan ve atmosferi yoğun azottan oluşan benzersiz bir yer. Yüzey sıcaklığı yaklaşık -179°C olup, sıvı metan ve etan, Dünya'daki su gibi, akıcı ve döngüsel sistem oluşturmuştur. Titan'ın atmosferi (Dünya'nın 1,5 katı basınçta), karmaşık hidrokarbonlar ve nitriller içerir; UV ışınları ve kozmik ışınlar bu kimyasalları işlemekte, prebiyotik sentez oluşturmaktadır. Açık denizlerdeki kriyojenik (çok soğuk) ortam, Dünya'nın erken dönemindeki kimyasal evrim koşullarına bazı açılardan benzeşebilir. Titan'ın kalın bulutları altında, jeofizik konveksyon ve jeyser benzeri kriyovolkanizm, iç okyanusundan organik ve su-buz malzemelerini yüzeye taşıyabilir.

Dragonfly misyonu, Titan'ın çeşitli bölgelerini gezecek ve örnekler toplayacak; Huygens sondası tarafından keşfedilen lakelands bölgeleri ile daha yüksek bölgeleri karşılaştıracaktır. Drone, 350 kilogram ağırlığında, on-dört buçuk metre çapında, ve Titan'ın düşük yerçekimi (Dünya'nın 1/7'si) ve kalın atmosferide verimli uçuş yapması için optimize edilmiştir. Dragonfly'ın spekrometreleri, organik bileşikleri analiz edecek; ısı sensörleri ve radar, jeolojik yapıyı açığa çıkaracak. Proje, 2034 civarında Titan'a varması ve multi-yıl operasyon yapması öngörülmektedir. Her bir araştırma noktasında, robot laboratuvar kompleksleri ve örnek-işleme cihazları, prebiyotik kimya ve olası biyosignatürlerin izlerini arayacaktır.

Titan'da hayat bulma olasılığı şimdilik teoriktir—çok düşük sıcaklıklar ve methane-temelli kimya, bildiğimiz biyolojinin çalışma koşullarından radikal farklı olsa da, astrobiologlar bu eksotik ortamda kimya-dinamikleri öğrenmenin önemine inanmaktadır. Benzer extraterrestial kimyayı başka yerlerde (Enceladus, Europa) arayan misyonlar da desteklendiğinden, Dragonfly hem Titan'ı hem evrensel biyogenesis mekanizmalarını anlamamıza katkı sağlayacaktır. Video'nun iddiası "başka dünyadaki yaşam" bulacağımız biçiminde sunulsa da, bilim Dragonfly'ı yaşam-öncesi kimya ve diygenesis (organik senkretasyon) araştırması olarak tanımlamaktadır. Bu misyon, insanlığın kozmik ortamda bilim yapmadığı yönleri açacak ve uzay teknolojisinin geleceğini biçimlendirecektir.