Charles Darwin'in 1831-1836 yılları arasında HMS Beagle gemisiyle gerçekleştirdiği beş yıllık yolculuk, modern biyolojinin temelini atan evrim teorisinin gelişiminde merkezi bir rol oynadı. Bu belgesel, Darwin'in Brezilya'nın yağmur ormanlarından Galapagos Adaları'na kadar uzanan gözlemlerini ve bu gözlemlerin nasıl köklü bir bilimsel dönüşüme yol açtığını ayrıntılı bir şekilde ele alıyor. Videoda anlatılan hikâye, sadece bilimsel bir keşif serüvenisi değil; aynı zamanda Darwin'in kişisel gelişimi, ailesiyle ilişkisi ve dönemin dini ortamıyla yaşadığı entelektüel çatışmaları da kapsıyor.

Doğal seçilim mekanizması, evrim teorisinin en temel ve en güçlü bilimsel temelini oluşturur. Darwin'in bu mekanizmayı keşfetmesi, 19. yüzyıl biyolojisinde devrimci bir anlayış başlattı. Güncel bilimsel bulgular, Darwin'in temel ilkelerini tam olarak desteklemektedir; ancak modern genetik ve moleküler biyoloji, evrim sürecinin mekanizmalarını Darwin'in zamanında tahmin edilemeyecek kadar detaylı bir şekilde açıklamıştır. Evrim, basit "güçlüsü zayıf yenmek" anlamında değildir; aksine, bir popülasyonun çevresel koşullara en iyi uyum sağlayan bireyleri tarafından oluşturulmasının uzun dönem sonucudur.

Galapagos Adaları'ndaki finçler (ispinozlar), Darwin'in gözlemlerinin belki de en ünlü örneğidir. Farklı adaların benzersiz beslenme koşullarına uyum gösteren gaga şekilleri, doğal seçilimin işleyişini göstermek açısından eşsiz bir laboratuvar sağlıyordu. Ancak aynı derecede önemli olan, Avustralya'daki keseli hayvanlar, Yeni Zelanda'daki uçamayan kuşlar ve Güney Amerika'daki dev kertenkele kalıntıları gibi coğrafi dağılımların ve fosil kanıtlarının bütünü idi. Bu veriler, türlerin tamamen değişmez olmadığını, aksine ortak atalardan köken aldıklarını göstermekteydi.

Darwin'in teorisi, yayımlandığı 1859 yılından bu yana birçok çatışma yaşamışsa da, son 150 yılda paleontoloji, genetik, biyoistatistik ve deneysel biyoloji tarafından güçlü bir şekilde desteklenmiştir. Çeşitli türler arasında DNA benzerliğinin ölçülmesi, evrimsel ilişkileri tam olarak doğrulamaktadır. Belgeselin başlığında ima edilen "yanlış anlaşılma" ise, genellikle evrim teorisinin yanlış veya basitleştirilmiş sunumundan kaynaklanır; teori kendisi bilimsel yöntemle yüzlerce kez test edilmiş ve tutarlı bulunmuştur. Darwin'in mirasının önemi, sadece türlerin kökenini açıklamakla sınırlı değildir; o, biyolojik çeşitliliğin anlaşılması, tıbbi uygulamalar ve ekolojik koruma stratejilerinin geliştirilmesi için de temel bir çerçeve sunmaktadır.