Bu video, ortaçağ İslam medeniyetinin mühendislik mucizelerinden biri olan ve 700 yıla yakın bir süredir varlığını koruyan aslan saatini tanıtmaktadır. Yapı, sadece süslü bir çeşme olmanın ötesinde, sofistike bir sıvı mekanizması içerisinde çalışan bir otomat sistemdir. Merkezdeki hazne içinde 12 adet delik bulunmakta ve her biri ince borularla bir aslan heykeline bağlanmaktadır. Su akışı o denli hassas bir şekilde ayarlanmıştır ki, suyun bir deliklten sonrakine ulaşması tam olarak bir saat zaman almaktadır.

Mekanik saatleme ve sıvı dinamikleri açısından bakıldığında, bu sistem oldukça ileri bir teknolojinin ürünüdür. Sifon mekanizmaları, dişli sistemler ve sıvı akış kontrolü, ortaçağ döneminde pek çok Avrupa saatçisinin ancak yüzyıllar sonra başarabileceği bir başarıydı. Su saatleri (klepsidra) eski Mısır ve Yunan medeniyetlerinde biliniyordu, fakat bu tür hassas bölümlendirmeli sistem İslam medeniyetinin benzersiz bir katkısıdır. Saat 12'ye geldiğinde, tüm aslanlar eşzamanlı olarak suyu fışkırtmakta, sifon mekanizması tetiklenerek sistemi anında sıfırlamakta ve saat sıfırdan başlamaktadır.

Bu tür otomatlar, 12. yüzyılın ünlü Müslüman mühendisi Al-Jazari'nin (1136-1206) eserlerinden bazılarıyla benzerlik göstermektedir. Al-Jazari, "Kitab al-Hiyal" (Mekanik Cihazlar Kitabı) adlı eserinde benzer sistemleri detaylandırmış ve Fil Saati, Aslan Saati gibi düşünce verici tasarımlar sunmuştur. İslam Altın Çağında bilim ve teknoloji, Batı Avrupa'nın ilerleme göstermediği bir dönemde Müslüman dünyasında ileri seviyede gelişmişti. Halife Harun Reşid'in kütüphanesi, matematikçiler ve mühendislerin çalışmaları, daha sonra Rönesans döneminde Avrupa'yı etkileyen pek çok bilgiyi içermekteydi.

Bu yapı, sadece hoşça vakit geçirmek amaçlı olmayıp, aynı zamanda mühendisliğin ilkeleri, mekanik hassasiyeti ve tasarım yeteneğinin tanıtımını yapan bir eğitim aracıydı. Tarihçiler, saat tutmanın ötesinde, bu sistemlerin aynı zamanda dinî ve matematiksel anlamda da sembolik bir değeri olduğunu düşünmektedir. Günümüzde, İslam medeniyetinin bilimsel mirasının fark edilmesinde bu tür yapılar çok önemli rol oynamaktadır. Ortaçağda Müslüman mühendislerin gösterdiği yaratıcılık ve kesinlik, Avrupa'da ancak 15-16. yüzyıllardan sonra tekrarlanabilmiştir.