Birçok kültürde 13 sayısı uğursuzlukla ilişkilendirilir ve bu superstisyon o kadar yaygındır ki bazı binalarda 13. kat atlanır, havayolları 13. sırayı kullanmaz. Videonun ortaya koyduğu soru ise basitçe bu: 13 sayısı gerçekten uğursuz mu, yoksa bu sadece bir inanış mı? Bu soruya cevap vermek için 13'in uğursuzluğunun köklerini anlamak, superstisyonun bilimsel temellerini incelemek gerekir. Evrim Ağacı'nın sunduğu perspektif, mitolojik ve kültürel inançları bilimsel gerçeklikle karşılaştırma fırsatı sunmaktadır.
13'in uğursuz sayı olarak görülmesinin tarihi birkaç ünlü olaydan gelmektedir. Batı kültüründe en meşhuru "Son Akşam Yemeği"dir: İsa'nın çarmıhtan önceki son yemeğinde 13 kişi vardı ve bu olay bir çeşit kötü talih sembolü olarak alındı. Başka bir kaynak, İskandinav mitolojisindeki "Loki'nin Ziyafeti" efsanesidir; bu hikayede Loki'nin neden olduğu anlaşmazlık tanrıların ölümüne yol açtı. Sosyal antropolog ve folkloristler, bu tür tarihsel anekdotların zamanla kültürel bellek içinde katılaştığını ve nesiller boyunca aktarıldığını göstermişlerdir. Bununla birlikte, bilimsel açıdan 13'in herhangi bir nesnel uğursuzluğu yoktur; bu tamamen sosyal ve kültürel yapı tarafından oluşturulmuş bir inançtır.
İnsan beyni, kalıp arama ve bağlantı kurma konusunda evrimsel olarak güçlüdür ve bu özellik apophenia ile confirmation bias davranışlarıyla ortaya çıkar. Apophenia (ilgisiz olayları bağlantılı görme) ve confirmation bias (kendi inancımızı destekleyen bilgilere odaklanma), 13 sayısının uğursuzluğu gibi superstisyonların oluşmasında ve yaygınlaşmasında kritik rol oynar. Örneğin, 13'ün olumsuz bir sonuçla karşılaştığını gördüğümüzde bunun anlamlı olduğunu düşünürüz; ama 13'ün olumlu sonuçlarla ilgili olduğu zamanları hafızamızda tutmayız. Bilimsel araştırmalar, 13 sayısıyla ilişkili istenmeyen olayların, 13 olmayan sayılarla ilişkili olaylara kıyasla istatistiksel açıdan farklı olmadığını net biçimde göstermiştir.
Farklı kültürlerde 13'in anlamı önemli ölçüde değişir: Çin'de 4 ve 8 sayıları farklı semiyolojik ağırlık taşırken, bazı Batılı toplumlar 13'ten kaçınır. Modernist mimarlık ve havayolu tasarımında 13. kat veya sıranın atlanması, kültürel inanç ile ticarî kaygıların kesiştiği bir örnektir. Bilimsel pencereden bakıldığında, superstisyon insanlığın evrim tarihi içinde belirsizliğini yönetme ve kontrol hissi elde etme aracı olmuş olabilir; ancak günümüz bilim ve teknolojisi, nedenselliğin mekanizmasını çok daha anlaşılır şekilde açıklayabilmektedir. 13 sayısı matematiksel, fiziksel veya biyolojik açıdan hiçbir şekilde özel veya zararlı değildir ve bu videonun ana mesajı, inanç ile bilim arasında kritik farkı vurgularken, aynı zamanda insanın neden bu tür kalıplar yarattığını anlamaya davet eder.







Yorumlar
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
Bilgi: Butona tıkladığınızda xloji güvenli giriş sayfasına yonlendirileceksiniz. Giriş yaptığınızda otomatik olarak bu sayfaya geri döneceksiniz. İlk giriste hoş geldin enerjisi tanımlanır.
Yorumlar yükleniyor...