Raporun 1. Kısmı için tıklayın
IV. İlgili Diğer Yasal Düzenlemeler ve İlişkileri
4.1. 5393 sayılı Belediye Kanunu:
5393 sayılı Belediye Kanunu, belediye kurulması, sınırlarının belirlenmesi, belde ve köylerin birleşmesi veya katılması gibi idari yapılandırmalarla ilgili önemli hükümler içermektedir.19 Kanunun 4. maddesi, nüfusu 5.000 ve üzerinde olan yerleşim birimlerinde belediye kurulabileceğini belirtirken, 5. maddesi yeni kurulan belediyelerin sınırlarının nasıl tespit edileceğini düzenler.19 8. madde ise, belde, köy veya bunların bazı kısımlarının bir başka beldeye katılabilmesi için meskun sahaları arasındaki mesafenin 5.000 metreden fazla olmaması gerektiğini ifade eder.19 Belediye Kanunu'ndaki bu nüfus kriterleri ve meskun saha mesafesi gibi düzenlemeler, köylerin idari yapısını ve dolayısıyla imar uygulamalarını doğrudan etkileyebilir. Özellikle köylerin mahalleye dönüşümü süreci, imar mevzuatının uygulanmasında önemli değişikliklere yol açmıştır. Bir yerleşim yerinin belediye statüsü kazanması, imar yetkisinin belediyelere geçmesi anlamına gelir ve bu durumda Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği yerine, belediyelerin kendi imar planları ve yönetmelikleri geçerli olabilir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesine eklenen (ğ) bendi ve Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri uyarınca, büyükşehir belediyesi sınırının il sınırı olması nedeniyle mahalleye dönüşen ve nüfusu 5.000'in altında kalan kırsal yerleşimlerdeki uygulamalar, büyükşehir belediye meclisi kararıyla aksi yönde bir karar alınmadıkça, uygulama imar planı yapılıncaya kadar 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 27. maddesi düzenlemelerine göre yürütülür.1 Bu durumda, bu tür yerleşimlerde Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği ve önceden belirlenmiş köy yerleşik alan sınırları geçerliliğini korur. Belediye Kanunu'nun 8. maddesi ayrıca, nüfusu 2.000'in altına düşen belediyelerin Danıştay'ın görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı'nın önerisi üzerine müşterek kararname ile köye dönüştürülebileceğini belirtir.19 Bu durum, imar yetkisi ve uygulanacak mevzuat açısından yeniden bir değerlendirme gerektirebilir.
4.2. 3194 sayılı İmar Kanunu:
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 27. maddesi, belediye ve mücavir alanlar dışında, köy nüfusuna kayıtlı ve köyde sürekli oturanların köy yerleşik alanları ve civarında yapacakları konut, hayvancılık veya tarımsal amaçlı yapılar için inşaat ve iskan ruhsatı aranmayacağını hükme bağlar.2 Ancak, aynı madde bu yapıların etüt ve projelerinin valiliğe sunularak valilik onayının alınması ve yapıların yöresel doku ve mimari özelliklere, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunluluğunu da getirir.2 İmar Kanunu, plansız alanlardaki yapılaşmayı belirli ölçüde serbest bırakmakla birlikte, valiliklerin denetim ve onay yetkisini koruyarak bir denge sağlamayı amaçlamaktadır.
Kanunun 8. maddesinin (ğ) bendi, büyükşehir belediyesi sınırının il sınırı olması nedeniyle mahalleye dönüşen ve nüfusu 5.000'in altında kalan yerlerin, kırsal yerleşim özelliğinin devam edip etmediğine büyükşehir belediye meclisince karar verileceğini ve kırsal yerleşim özelliği devam eden yerlerdeki uygulamaların, büyükşehir belediye meclisince tersine bir karar alınmadıkça uygulama imar planı yapılıncaya kadar İmar Kanunu'nun 27. maddesi hükümlerine göre yürütüleceğini belirtir.1 Bu özel düzenleme, büyükşehirlerdeki kırsal niteliğini koruyan yerleşimlerin kendine özgü ihtiyaçlarını ve yönetim yapısını dikkate almaktadır. İmar Kanunu'nun 30. maddesi ise, inşa edilen yapıların fen ve sağlık kurallarına uygunluğunun valiliklerce belirleneceğini ifade eder.4
4.3. Diğer İlgili Mevzuat:
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun ek 3. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Kırsal Mahalle ve Kırsal Yerleşik Alan Yönetmeliği, büyükşehir belediyesi sınırları içindeki bazı bölgelerin kırsal özelliklerini koruyarak belirli hak ve muafiyetlerden yararlanmasını sağlamak amacıyla "kırsal mahalle" ve "kırsal yerleşik alan" tanımlarını getirmiştir.26 Bu statüler, emlak vergisi muafiyeti, bazı harçlardan muafiyet, vergi ve harçlarda indirim gibi avantajlar sunar.26 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve ilgili yönetmelikler, sit alanları ve korunması gereken kültürel ve doğal varlıkların bulunduğu köy yerleşik alanlarındaki imar uygulamalarını etkileyebilir. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ise, tarım arazileri üzerindeki yapılaşma koşullarını düzenleyerek, bu alanların korunmasını amaçlar.13 Köy yerleşik alanı sınırları içinde bu kanun hükümleri uygulanmazken, bu alanların dışındaki tarım arazilerinde yapılaşma genellikle belirli izinlere ve sınırlamalara tabidir.
V. Köy Yerleşik Alanları ile İmar Planı Olan Yerleşim Yerlerinin Karşılaştırılması
5.1. Hukuki Nitelik Açısından Farklar:
Köy yerleşik alanları, hukuki nitelikleri itibarıyla "plansız alan" statüsünde yer alırken, imar planı olan yerleşim yerleri "planlı alan" statüsündedir.1 Bu temel ayrım, her iki tür yerleşim yerinde uygulanacak imar mevzuatını ve yapılaşma koşullarını doğrudan etkiler. Plansız alanlarda, yapılaşma ve arazi kullanımı "Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği" hükümleri çerçevesinde düzenlenirken, planlı alanlarda ilgili belediyenin hazırlayıp yürürlüğe koyduğu imar planı ve bu plana dayalı olarak çıkarılan imar yönetmelikleri geçerlidir.6 Plansız alanlardaki yapılaşma koşulları genellikle daha genel ve esnek bir yapıya sahipken, planlı alanlarda imar planı ile detaylı bir şekilde belirlenen koşullar daha katı ve spesifiktir. Bu farklılık, kırsal ve kentsel yerleşimlerin kendine özgü ihtiyaçlarına ve gelişim özelliklerine cevap verme amacını taşır. İmar planları, bir yerleşim yerinin gelecekteki nüfus projeksiyonlarını, altyapı gereksinimlerini, sosyal donatı alanlarını ve arazi kullanım hedeflerini içeren kapsamlı bir yol haritası sunar. Plansız alanlarda ise, daha çok mevcut yerleşim dokusu, yerel gelenekler ve doğal çevre özellikleri ön plandadır.
5.2. Kapsam Açısından Farklar:
İmar planları, genellikle bir yerleşim yerinin tüm idari sınırlarını veya önemli bir bölümünü kapsayacak şekilde daha geniş bir alanı düzenler ve bu alan içindeki arazi kullanımını detaylı olarak belirler (konut alanları, ticaret alanları, sanayi bölgeleri, yeşil alanlar, sosyal ve kültürel tesis alanları vb.).27 Köy yerleşik alanları ise, daha sınırlı bir coğrafi alanı ifade eder ve temel olarak mevcut yerleşim birimlerinin (köy, mezra) meskun alanları ile bunların yakın çevresini kapsar.1 İmar planlarında detaylı parselasyon planları ve yapı adaları belirlenirken, köy yerleşik alanlarında bu düzeyde bir detaylandırma genellikle bulunmaz.
5.3. Yapılaşma Koşulları Açısından Farklar:
Planlı alanlarda, yapılaşma koşulları (emsal - KAKS, yükseklik, çekme mesafeleri, yapı nizamı vb.) imar planı hükümleri ve ilgili imar yönetmelikleri ile ayrıntılı olarak belirlenir.4 Bu koşullar, bölgenin yoğunluk hedeflerine, altyapı kapasitesine ve estetik kaygılara göre farklılık gösterebilir. Plansız alanlarda ise, yapılaşma koşulları "Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği" ile daha genel sınırlar içinde düzenlenir.4 Örneğin, emsal oranı plansız alanlarda genellikle sabit bir oran (%40) olarak belirlenirken, planlı alanlarda bu oran bölgeden bölgeye değişiklik gösterebilir. Benzer şekilde, yükseklik sınırlamaları da planlı alanlarda kat adedi veya metre cinsinden daha spesifik olarak tanımlanabilir.
5.4. Ruhsat Süreci Açısından Farklar:
Planlı alanlarda, genellikle her türlü yapı için ilgili belediyeden yapı ruhsatı almak zorunludur ve bu süreç, çeşitli belgelerin sunulmasını, projelerin incelenmesini ve onaylanmasını içerir.2 Köy yerleşik alanlarında ise, belirli koşullar altında (konut, tarım ve hayvancılık amaçlı yapılar) yapı ruhsatı muafiyeti bulunmakta ve izin süreci valilikler (büyükşehirlerde ilçe belediyeleri) ve muhtarlıklar aracılığıyla daha farklı bir şekilde işler.4 Ruhsat gerektirmeyen yapılar için valilik onayı ve muhtarlığa bildirim yeterli olabilirken, ruhsat gerektiren yapılar için belediyeye başvurmak ve "Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği" hükümlerine uymak gereklidir.4
5.5. Benzerlikler:
Köy yerleşik alanları ve imar planı olan yerleşim yerleri arasındaki temel farklılıklara rağmen, bazı ortak noktalar da bulunmaktadır. Her iki alanda da inşa edilecek yapıların fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması yasal bir zorunluluktur.4 Ayrıca, çevre düzeni planları gibi üst ölçekli plan kararları, hem köy yerleşik alanlarındaki hem de imar planı olan yerleşim yerlerindeki imar uygulamalarını etkileyebilir. Örneğin, bir çevre düzeni planında belirlenen arazi kullanım kararları, alt ölçekli imar planlarını ve plansız alanlardaki yapılaşma koşullarını yönlendirebilir.
Tablo 1: İmar Planı Olan ve Olmayan Yerleşim Yerlerinin Karşılaştırılması
| Kriterler | İmar Planı Olan Yerleşim Yerleri (Planlı Alanlar) | Köy Yerleşik Alanları (Plansız Alanlar) |
|---|---|---|
| Planlama Süreci | Belediye tarafından detaylı imar planı hazırlanır | Valilikçe (büyükşehirlerde il genel meclisi) sınır tespiti yapılır |
| Uygulanacak Mevzuat | İlgili belediyenin imar planı ve yönetmelikleri | Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği |
| Yapılaşma Koşulları | İmar planında detaylı olarak belirlenir (emsal, yükseklik, çekme mesafeleri vb.) | Yönetmelikle genel sınırlar içinde düzenlenir (TAKS %40, yükseklik 2 kat vb.) |
| Ruhsat Süreci | Genellikle her yapı için belediyeden ruhsat zorunlu | Belirli yapılar için valilik onayı ve muhtarlığa bildirim yeterli |
| Altyapı Durumu | İmar planına göre altyapı projeleri geliştirilir | Altyapı genellikle mevcut duruma göre şekillenir |
| Arazi Değeri | Genellikle daha yüksek | Duruma göre değişiklik gösterebilir |




Yorumlar
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
Bilgi: Butona tıkladığınızda xloji güvenli giriş sayfasına yönlendirileceksiniz. Giriş yaptıktan sonra otomatik olarak bu sayfaya geri döneceksiniz. İlk girişte hoş geldin enerjisi tanımlanır.
Yorumlar yükleniyor…