Noksani Baba'nın "Firkatin Oduna Yandım Tutuştum" deyişi, Alevi-Bektaşi geleneğinin ilahi aşk ve muhabbet yolunu anlatan kültürel bir mirastır. Bu eser, dervişin kendini ilahi sevgiye adamasını, emanet (elest) sözünü korumayı ve Tanrı'nın dîdârına ulaşma arzusunu mistik bir dille dile getirir. Semah ve ayin-i cemlerde sıkça icra edilen deyiş, Alevi-Bektaşi kültürünün sevgi, sadakat ve imanı temellendirir.

Sözleri

Firkatin oduna yandım tutuştum
Kaldır nikabını yüzden yâ Ali
Dünya cefâsından vaz geçti gönlüm
Ayırma katardan izden yâ Ali

Himmet eyle bir gerçeğe varalım
Pendine bend olup hizem kılalım
Ağyarı sağ bari göster bilelim
Dönmeyelim izden tozdan yâ Ali

Elest gününden kırmışız ahdi
Senden nazar gerek bilmenem cehdi
Kalbimizi eyle Tanrı'nın tahtı
Çıkarma gönülden gözden yâ Ali

Bülbül ile muhabbetin gülüne
Canım kurban evliyanın yoluna
Her demde cesette canda buluna
Muhabbetin dadı tuzu yâ Ali

Rahmetin bahrına yetmek murâdım
Yedi iklim çâr köşeyi aradım
İnayet sahibi Hak seni gördüm
Lütfün diriğ etme bizden yâ Ali

Cemâlin isterim cennet içinde
Ricamız kabul et rahmet içinde
Yedi derya-ilm-i hikmet içinde
İledüp bizi bir sözden yâ Ali

Noksani yanupdur aşkın nârına
İntizârı var ire hak dîdârına
Âşıkların sâdıkların nuruna
Yetiştir yakında tezden yâ Ali