Ulu Ozanlar 2 albümünün kapanış eseri Makâm, Bosnavi'nin kaleminden yaratılmış Alevi-Bektaşi irfanının derin bir yol anlatısıdır. İnsanın yaratılıştan hakikate uzanan yolculuğunu, varlığın perdelerini aşarak özünü bulmasını anlatan bu eser, cemlerde, lokmada, nefeste ve semahta yaşayan muhabbetin büyüsüyle kuşatılmıştır. Ozanların izinde yürüdüğümüz bu albüm boyunca, söz söze, nefes nefese, gönül gönüle geldik ve Makâm ile yolun sonuna değil, özüne vardık.

Sözleri

Bir yol vardır; insanın kendinden başlayıp kendine vardığı…
Bir dem vardır; sözün gönülden çıkıp Hakk'a ulaştığı…
Ve bir makam vardır; yolun, erkanın, aşkın ve hakikatin birleştiği…

"Makam-ı Vahdetten düştüm yabana,
Yaban yollarını geçtim de geldim…"

Anasır libasın giydirdi ana,
Melaik madende düştüm seyrana,
Henüz Âdem olup geldim cihana,
Yedi kat gökleri aştım da geldim…

Kırkların ceminde buldum Âdemi,
Hakipaye yüzüm sürdüm de geldim…

Bu ilmi okudum batın yüzünden,
Bin yıllık namazı kıldım da geldim.