Mustafa Aslan'ın kaleme aldığı bu metin, günümüz Aleviliğinin felsefi özünden uzaklaştığını ve ritüel ağırlıklı bir yapıya büründüğünü eleştiren bir bakış sunulmaktadır. Yazar, Aleviliğin kökeninde yer alan rıza, ikrar ve toplumsal adalet gibi evrensel değerlerin yeniden vurgulanması gerektiğini belirtirken, mevcut kurumsallaşmanın bu özsel kimliği erozyona uğrattığını tartışmaktadır. Hakikatçi Alevilik anlayışını merkeze alan metin, göksel otoriteler yerine evrensel birlik ve insan onurunu savunmakta, adalet ve eşit paylaşımın yaşam yolu olduğunu vurgulamaktadır.